Son yıllarda vintage estetiğin ve sanat akımlarının değerlerini yeniden keşfetmiş durumdayız. Tarihte tüm dünyayı etkilemiş olan moda, mimari ve sanat akımlarının dahiyane, detaycı ve romantik estetik anlayışları modern dünyaya da ışık tutar nitelikte.

Elbette düğünlere de…

Geçmiş dönemlerin zarif, romantik ve sanatsal öğeleri ile organize edilen bir düğün konsepti baştan sona büyüleyici bir organizasyon. Aşkın, dostlukların, eğlencenin, yakınlıkların pekiştirildiği bu özel günde gelinlikten damatlığa, mekandan süslemelere kadar geçmişin esintilerinden faydalanmak da cabası.

Tarihin ve vintage estetiğin halen nefes aldığı İstanbul’un en güzel lokasyonlarında vintage bir düğün konsepti gerçekleştirilebilecek 5 mekanı yazdık.

Adile Sultan Sarayı

1861-70 yılları arasında, Kandilli’nin Boğaz’a en hakim konumunda Sultan Abdülaziz tarafından kız kardeşi Adile Sultan için yaptırılan Adile Sultan Sarayı vintage bir düğün konsepti için en doğru seçimlerden biri olacaktır.

Tarihte divanı bulunan ve yardımseverliğiyle anılan Adile Sultan’ın yazlık evi olan bu saray; mimarisi ve iç dizaynı ile büyüleyici bir etkiye sahip.

Panoramik Boğaz manzarası ile İstanbul’un dillere destan güzelliğine karşı duran bu saray 1876 yılından 2006 yılına kadar 3 kere restore edilmiş fakat zarif ve ihtişamlı mimarisi her zaman korunmuştur. Saray büyük girişi ve dış mimarisi ile misafirlerini daha ilk andan büyülemektedir. Avizeleri, mermer zemini, duvar ve kolon süslemeleriyle şık bir vintage esintisi yaratırken görkemli merdivenleri, Boğaz’a karşı bahçesi ve büyük salonuyla gerçek bir sarayda olduğunuzu hatırlatmaktadır.

Adile Sultan Sarayı’nın bir diğer çekici yanı ise tarihi değerlere sadık kalan duruşudur. Sarayın üst katında Adile Sultan’a ait oda hala korunmaktadır. Türkiye nostaljisinin temsillerinden biri olan Hababam Sınıfı da bu sarayda çekilmiştir ve sarayda filmin kültürüne sahip çıkan bir sınıf da bulunmaktadır.

Pera Palace Hotel

İstanbul’un, Avrupa’nın ve Osmanlı’nın tarihinde önemli bir yere sahip olan Pera Palace vintage, nostaljik bir düğün konsepti için eşsiz bir mekan seçimi.

Fransa’dan İstanbul’a uzanan Orient Express treninin seçkin yolcularına Avrupa standartlarında konaklama imkanı sunabilmek için Osmanlı’nın son döneminde Mimar Alexander Vaullary tarafından tasarlanmıştır. Dönem mimarisinin İstanbul’daki en önemli yapılarından birini tasarlayan mimar, bina tasarımında Osmanlı mimari anlayışından da Batı mimari anlayışından da beslenerek bir kült yaratmıştır.

Önemli tarihi olaylara şahitlik ederek ve kimi zamanda ev sahipliği yaparak kentin önemli bir simgesi haline gelen, Batı & Osmanlı mimarisinin özgün bir örneği olarak İstanbul’un en güzel yerlerinden birinde hayatına devam eden Pera Palace 125 yıldır adeta tarihe meydan okumaktadır.

Bina günümüzde mimari ve iç dekorasyonunda özüne sadık kalarak nostaljik yapısını korumuştur. Kubbeli salondan içeriye giren her misafirini başka bir zamana götüren bu mekanın etkinlik salonları da dekorasyondan mobilyalarına kadar bütünüyle vintage-nostaljik bir dizayna sahiptir.

Otel, Atatürk’ün de sıkça konakladığı 101 numaralı odasını müzeye çevirmiştir. Bu yönden otel aynı zamanda bir müze-otel statüsündedir.

Sait Halim Paşa Yalısı

19. yüzyılın son çeyreğinde Yeniköy’de inşa edilen Sait Halim Paşa Yalısı, Osmanlı’nın bu dönemdeki mimarisinin iyi bir örneği olmakla birlikte döneminde de seçkin bir yalı olarak anılmaktaydı. Aynı zamanda tarihi bir öneme sahip olan bu yalı ismini Sadrazam Sait Halim Paşa’dan almaktadır. Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın torunlarından biri olan Sait Halim Paşa bu yalının tek sahibi olmak için kardeşlerinin hissesini satın almıştır. 1968 yılında ise yalı T.C. Turizm Bankası’na daha sonra kurumun değişmesi sebebiyle T.C. Kalkınma Bankası’na geçmiştir.

Yalı, günümüzde özel işletme hakkıyla bir otel olarak kullanılabilmekte, İstanbul’un vintage temasını sevenleriyle buluşturabilmektedir.

Sait Halim Paşa Yalısı, misafirlerine 150 yıllık tarihinde özgün dokusunu bozmayarak, İstanbul Boğazına sıfır konumuyla ayrıcalıklı bir alan sunmaktadır. Birçok etkinlik ve organizasyona kapılarını açan yalı, düğün organizasyonu için de muhteşem bir seçenek. Yalıda yapılan düğün konseptlerinde onun atmosferine uygun nostaljik temalar seçmek ve İstanbul’un eşsiz dokusunu bir kez daha teneffüs etmek mümkün.

Rıhtımında lebi derya İstanbul’u, salonlarında Barok ve Alaturka mimarinin yansıtan bu yalıda düğün yapan çiftlere konaklama imkanı da sunulmaktadır.

Hotel Les Ottomans

10 odalı bir otel olan Les Ottomans, diğer otellere göre daha küçük bir alana sahip olsa da İstanbul’un tarihi ve mimari ihtişamını en iyi yansıtan yapılardan biri olarak gösterilebilir. Dış mimarisinde 19. yüzyılın çağdaş mimari anlayışına göz kırpan yapı içerisinde zarif, modern ve tarihi olanı bir arada sunarak mükemmel bir uyum sergiliyor.

Les Ottomans Osmanlı’nın alafranga ve alaturka etkisi altındaki dekorasyon anlayışını modern ve zarif dokularla bir araya getirerek eşsiz bir denge sunuyor. Yaklaşık 5000 metrekare alan üzerinde bulunan otel hem açık hem kapalı alanda misafirlerine ferahlık sunuyor. Geniş ve yüksek oda – salonlarında birbirinden gösterişli renk ve formu bir araya getirmesine rağmen karmaşadan uzak, göz doyurucu bir dekorasyon sunuyor. Neoklasik, Art Nouveau, Barok ve modern iç mimari birbirinden farklı mizaca sahip 10 Osmanlı Haremi kadınının gözüyle hazırlanmış. Otelin salonlarında da benzer anlayış benimsenmiştir.

Bu otelin bir diğer ayrıcalığı ise rıhtımı. Les Ottomans geniş ve boğaza sıfır rıhtımında misafirlerini İstanbul’un eşsiz manzarasına ortak ediyor.

Beykoz Kundura Fabrikası

19. yüzyılda orduya ayakkabı üretmek için kullanılan ve 1999 yılına dek bir fabrika olarak hayatına devam eden Beykoz Kundura Fabrikası 2000’li yıllar itibariyle tarihi eser statüsüne girmiş ve çeşitli etkinlikler için kullanıma açılmıştır. Birçok dizi ve filmde seyrettiğimiz mekanda düğün ve diğer organizasyonlara da müsaade edilmektedir.

Bina tarihi olmakla birlikte alışılmışın dışında bir konsepte de sahip. Eskimiş duvarları ve yüksekteki pencereleriyle gerçek bir tarihi eserin içinde olduğunuzu hissedebilirsiniz. 70 kişilik ve 1000 kişilik 2 ayrı etkinlik alanı sunan Beykoz Kundura Fabrikası’nda gönlünüzce bir vintage konsept hazırlamanız da mümkün. Tarihi olan bu yapının içerisinin tamamen çıplak olması düğün organizasyonunda tercih edebileceğiniz seçeneklerin de önünü açıyor. Elbette bir şartla: yapıya zarar vermemek.

İlgili Yazılar

Yorum Yap