“Kralların treni” olarak anılan Orient Ekspres (Doğu Ekspresi), Avrupa tarihinin ilk lüks trenidir. Öyle ki, uzun yıllar boyunca hem zengin hem de oldukça önemli isimleri taşıyan bu lüks trende perdelerin ipekten, kadehlerin kristalden, sofraların gümüşten olduğu bilinir. Trenin ünlü yolcuları arasında ise Fransız Cumhurbaşkanı Paul Dechanel, ünlü yazar Agatha Christie, casus Mata Hari, Bulgar Kralı Ferdinand gibi ünlü isimler bulunmaktadır. Bu yazımızda büyüleyici bir geçmişe sahip olan Orient Ekspres’in 1883’ten günümüze güzergahlarına değineceğiz. Siz de geçmişte bir yolculuk etmek istiyorsanız yazımızı okumaya devam edin!

 

Kralların, Asillerin ve Diplomatların Treni: Orient Ekspres

Sadece saraylarda rastlanabilecek bir lüks anlayışına sahip olduğu bilinen Orient Ekspres, farklı zamanlarda farklı güzergahlar kullansa da Paris ve İstanbul, bu efsanevi trenin en ünlü istasyonları olmuştur. Bu özel tren, ilk seferini yaptığı 1883’ten günümüze kralları, asilzadeleri, siyasetçileri, edebiyatçıları, diplomatları ve hatta casusları Avrupa’nın bir ucundan diğer ucuna taşımıştır. Yüz yılı aşan tarihinde iki sıcak savaş, bir de uzun savaş görmüş; sahip olduğu özellikler sebebiyle de birçok kitaba ve filme konu olmuştur.

Fransız demiryolu işletmesi Wagons- Lits’e ait olan Orient Ekspres, ilk seferini 4 Ekim 1883’te gerçekleştirmiştir. Aralarında bulunan farklı ülkelerden önemli diplomatlar, The Times gazetesi muhabiri, romancı ve gezgin Edmond About gibi yolcuları, Avrupa’nın önemli kentlerine uğrayarak Paris’ten Varna Limanı’na, oradan da gemiyle İstanbul’a ulaştırmıştır. Hatta romancı ve gezgin Edmond About bu seyahat ile ilgili anılarını 1884 yılında yayımladığı De Ponteise à Stamboul isimli kitabında detaylı bir şekilde anlatmıştır.

Orient Ekspres’in tercih edilmesinin tek nedeni sadece Avrupa’nın en lüks treni olması değildi; bu özel sefer ayrıca yaylı arabayla yaklaşık 2,5 ay sürecek bir yolculuğu, 80 saat gibi kısa bir zaman aralığına indiriyordu. Tren; Viyana, Budapeşte, Milano ve Venedik gibi muhteşem Avrupa başkentlerini aşarak yaklaşık 80 saatte İstanbul’a gelmekteydi.

I. Dünya Savaşı Sonrası

Bu özel tren yıllarca önemli isimleri taşıdı, ancak seferleri I. Dünya Savaşı sırasında durduruldu. 1919 yılında yeniden seferlerine başlasa da artık trenin güzergahlarından savaşın kaybedenleri olan Almanya ve Avustralya’nın istasyonları çıkarılmıştı. Böylece yolculuk süresi de 58 saate inmişti. II. Dünya Savaşı’na gelindiğinde ise seferler yeniden kesintiye uğradı. Savaştan sonra her ne kadar seferler yeniden başlasa da tren çeşitli kısıtlamalara maruz kaldı ve zamanla önemini yitirdi.

Orient Ekspres’in önemli duraklarından olan İstanbul’a son seferi ise 1977 yılındaydı. 2007 yılına gelindiğinde tren Paris ile Viyana arasında bir hatta indirgenmişti. Bu hat daha sonra Strasbourg- Viyana olarak kısaltıldı ve tarihi tren 2009 Aralık ayında son seferini yaptı…

Bugün yılda bir kez İstanbul’a uğrayan Orient Ekpres ise, 1982 yılında kurulan Belmond isimli başka bir şirkete ait; ancak yine de tarihi Orient Ekspres vagonlarının bazılarını peşinden sürüklüyor ve hoş bir nostaljiyi geçmişten günümüze ulaştırıyor. Yani nostalji severler halen Londra- Paris- İstanbul arasında orijinaline uygun olarak gerçekleştirilen bu trende yolculuk etme şansına sahipler!

İlgili Yazılar

Yorum Yap