Bizans, tarihte uzun süre varlığını sürdürmüş ve önemli bir yere sahip olan imparatorluklardandır. Bizans’ın varlığı ise uzun süreler boyunca İstanbul’da sürdürülmüştür. Şehir 1453 yılına kadar yani İstanbul’un Fethi’ne kadar Bizans ile anılmıştır. İşte üç imparatorluğa başkentlik eden İstanbul’da hala varlığını sürdüren Bizans yapıları!

 

Yerebatan Sarnıcı

Yerebatan Sarnıcı adeta bir saray görünümünde olduğu için ”Yerebatan Sarayı” olarak da bilinmektedir. Yapı Jüstinyen dönemine aittir. Yapıda iki adet Medusa başı bulunmaktadır. İstanbul’un fethi ile yapı bir süre kullanılmış; daha sonrasında Osmanlı’nın durağan su sevmemesinden kaynaklı olarak unutulmuştur. 1500’lü yıllarda iki gezginin İstanbul seyahati sırasında ortaya çıkartılarak birçok restorasyon geçirmiştir.

 

Çemberlitaş Sütunu

İmparator I. Konstantin onuruna MS. 330 yılında yaptırılan yapı, Çemberlitaş semtinde yer almaktadır. Yapı 8 adet sütun ve bir adet kaideden oluşmaktadır. Bu sütunlar 3 ton ağırlığında ve 3 metre çapındaki bileziklerle birbirine bağlanmıştır.

 

Pantokrator Kilisesi

Günümüzde Zeyrek Camii olarak bilinen Pantokrator Kilisesi İsa’nın sıfatlarından bir tanesi olan ”Her şeye kadir” anlamını taşımaktadır. Valens Su Kemeri’ne giderken yapıyı görmeniz mümkündür.  Yapı İstanbul’daki en büyük Bizans eserlerinden bir tanesidir. Fetihten sonra medrese olarak kullanılmıştır.

 

Valens’in Su Kemerleri

Günümüzde Bozdoğan Kemeri olarak bilinen bu yapı Valens tarafından yaptırtılmıştır. 20 metre yüksekliğe, iki kata ve bir kilometrelik uzunluğa sahiptir. Bu kemer ile Belgrad Ormanları’ndan su getirilmiş ve Büyük Çeşme denilen havuza taşınmıştır.

 

Ayasofya

”Kutsal Bilgelik” anlamını taşıyan Ayasofya dünya mirası ve mimarlık tarihi için oldukça önemli bir yere sahiptir. Hemen arkasında bulunan Aya İrini Kilisesi (Kutsal Barış) ile İsa’nın özellikleri yansıtılır. Bu yapı 10.000 işçi, 100 usta ile 5 yılda tamamlanmıştır. Yapı, Atatürk döneminde müzeye çevrilmiştir. Günümüzde de dinler arası hoşgörünün en önemli sembollerindendir.

 

Kostantinus Sütunu (Örülü Sütun)

 Konsantinus Sütunu’nun yapım tarihi tam olarak bilinmemektedir. Bu yüzden de 10. yüzyılda eseri restore ettiren Konstantin adıyla anılır. Bir zamanlar sütunun üzerini altın harflerle süslü bronz plakalar kaplamaktaydı. Fakat günümüzde bu plakaları görmek mümkün değildir. Çünkü plakaların Haçlılar tarafından soyulduğu bilinmektedir.

 

Theotokos Kiriotissa Kilisesi

Günümüzde Kalenderhane Camii olarak bilinen Theotokos Kiriotissa Kilisesi 12. yüzyılda yapılmıştır. Şehzadebaşı’nda su kemerlerinin önünde yer almaktadır. Assisili Aziz Francis’in ölümüne ithafen yapılan ilk freskler burada bulunmaktadır. Aziz Francis aynı zamanda San Fransisco şehrine de adını veren kişidir. Günümüzde bu fresklerin üzeri kapatılmıştır.

 

Pammakaristos Kilisesi

Ioannes Komneos ve karısı tarafından 12. yüzyılda yaptırılan Pammakaristos Kilisesi bir süre Rum Ortodoks Patrikhanesi olarak kullanılmıştır. Fatih semtinde yer alan bu kilise III. Murat zamanında Azerbaycan ve Gürcistan fethi ile Fethiye Camii adını almıştır. Pammakaristos ”Tanrı’nın sevinçli annesi” anlamını taşımaktadır. İçinde bulunan mozaikler Ayasofya ve Kariye kadar önemlidir.

 

Arcadius Sütunu (Avrat Taşı)

 Arcadius Sütunu İmparator Arcadius tarafından 395- 408 yılları arasında yaptırılmıştır. Sütunun amacı Barbarlar’a karşı kazanılan zaferin ebedileştirilmesidir. Yapının yapımına Arcadius’un emriyle başlanmış fakat tamamlanması oğlu II. Theodosius’a dek devam etmiştir.  Cerrahpaşa’da Haseki Kadın Sokağı’nda yer almaktadır. Fakat bugün 40 metre yükseklik yerine sadece kaidesini görmek mümkündür.

 

Ioannes Studios Kilisesi

Doğu konsülü Studios tarafından 456-463 yıllar arasında manastır olarak kurulan Ioannes Studios Kilisesi Fatih’de yer almaktadır. Burası Doğu Roma döneminde önemli bir dini merkezdir. Yapı Erken Dönem Hristiyan Mimarisi için oldukça önemlidir. Burada bulunan din adamları hiç uyumadan ve nöbetleşerek ayin yaptıkları için ”Uykusuzlar” olarak da bilinmektedir.

İlgili Yazılar

Yorum Yap