İstanbul’u Kültür Turizmi Amaçlı Ziyaret Edeceklerin Mutlaka Uğraması Gereken 12 Mekân

Konu İstanbul olduğu zaman gezecek ve görecek yer bitmez. Eğer siz de İstanbul’u kültür turizmi amaçlı ziyaret ediyorsanız önerilerimize kulak verin. İyi okumalar!

 

İstanbul Boğazı

İstanbul Boğazı

İstanbul’u kültür turizmi için ziyaret edenlerin en sevdiği etkinliklerden biri olan İstanbul Boğaz turları, İstanbul’u anlamak ve hissetmek için muhteşem bir yöntemdir. İstanbul’da düzenlenen Boğaz turlarına katılarak Rumeli Hisarı, Anadolu Hisarı, Büyük Mecidiye Camii, Küçüksu Kasrı, Beylerbeyi Camii, Esma Sultan Yalısı, Ayasofya Müzesi, Galat Kulesi gibi İstanbul kültürünün güçlü parçaları olan yapıları ve daha fazlasını en güzel halleriyle görmek mümkündür.

 

Belgrad Ormanı

Belgrad Ormanı

Belgrad Ormanı İstanbul’un en önemli yeşil alanlarından bir tanesidir. Bu yeşil alan İstanbulluların şehir yaşantısından bunaldıklarında ilk gittikleri yerdir. Bunun dışında uzun yıllar boyunca Bizans ve Osmanlı döneminde İstanbul’a içme suyu buradan sağlanmıştır. Bu yönüyle ve İstanbul halkının mesire anlayışı nedeniyle mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerdendir.

 

Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı

İstanbul fethedildikten sonra 1460 yılında yapılmaya başlanmış ve 1478 yılında tamamlanmış olan Topkapı Sarayı dört yüz yıl boyunca imparatorluğun eğitim, idare ve sanat merkezi olmuştur. Bu yüzden 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu’nun 400 yılını anlamak için büyük önem taşımaktadır. Topkapı Sarayı 1985 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirasları Listesi’ndeki yerini almıştır.

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi

İstanbul Arkeoloji Müzesi

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olan İstanbul Arkeoloji Müzesi Sultanahmet’te bulunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne miras kalan bu müze ilk müzecilik çalışmalarını anlamak ve görmek için muhteşem bir fırsattır. Osman Hamdi Bey’in 1881 yılında müze müdürlüğüne atanması sonucu Nemrut Dağı, Lagina Antik Kenti, Kyme Antik Kenti, Myrina Antik Kenti gibi birçok yerde kazılar yapılmış ve tarihi eserler bu müzede toplanmıştır. İstanbul Arkeoloji Müzesi dünyada müze binası olarak dizayn edilen ve kullanılan ilk 10 müze arasında yer almaktadır. Burada Mezopotamya’dan Anadolu’ya birbirinden güzel eserleri görmek mümkündür.

 

Kapalı Çarşı

Kapalı çarşı

Dünyanın en eski ve en büyük alışveriş merkezi olan Kapalı Çarşı 550 yıllık bir geçmişe sahiptir. Burası yüzlerce yıl boyunca İstanbul halkına ve turistlere büyük fayda sağlamıştır. Günümüzde İstanbul’a kültür amaçlı gelindiğinde buradan İstanbul kültürüne ait birçok parça bulmak mümkündür. Burada; kuyumcular, hediyelik eşya dükkanları, deri imitasyon dükkanları ve dahası yer alır.

 

Adalar

Adalar

İstanbul’a gelen turistlerin uğrak noktalarından olan Adalar ilçesi bünyesinde 9 ada barındırır. Bu 9 adadan Burgaz Adası, Büyükada, Heybeliada, Kınalıada sıkça ziyaret edilen ve ziyarete açık olan adalardır. Adalar Rum ve Ermenilerin sayfiye anlayışını ve aynı zamanda bu takım adaların Osmanlı ve Bizans dönemindeki sürgün ve yaşam alanı anlayışını anlamak için büyük öneme sahiptir.

 

Sultan Ahmet Camii

Sultan Ahmet camii

İstanbul’u ziyaret edenlerin hayranlıkla ziyaret ettiği bir cami olan Sultanahmet Camii Ayasofya’nın tam karşısında yer almaktadır. Bu eser İstanbul’un en önemli eserlerinden bir tanesidir. Osmanlı Sultanı I. Ahmet tarafından 1609- 1616 tarihleri arasında yaptırılan ve klasik Türk sanatının tipik örneklerinden biri olan bu cami orijinal olarak 6 minare ile inşa edilmiş ilk camidir. Bir Mimar Sinan eseri olmamasına rağmen Sinan’ın öğrencisi Mimar Sedefkar Mehmet Ağa tarafından yapılmıştır. Bu yüzden de Sinan esintileri görmek mümkündür.

 

Ayasofya

Ayasofya

Hıristiyan ve Müslüman alemi için büyük önem taşıyan Ayasofya Müzesi 532- 537 yılları arasında I. Jüstinyen tarafından 3. kez inşa ettirilmiştir. 1.000 yıl boyunca dünyanın en büyük katedrali unvanını taşıyan bu yapı, 1453 sonrasında camiye dönüştürülmüştür. Ayasofya 1930- 1935 yılları arasında ise müze halini almıştır. İstanbul’a ev sahipliği yapan imparatorlukların inanışlarını ve kültürlerini anlamak için Ayasofya büyük önem taşımaktadır.

 

Rumeli Hisarı

Rumeli hisarı

Rumeli Hisarı İstanbul’un fethi için büyük önem taşımaktadır. Çünkü 1453 yılındaki kuşatmadan önce yapılan kuşatmalar Roma devri surları ile engellenebilmiştir. Fakat görünüşte farklı amaçlar için inşa edilmiş olan Anadolu Hisarı ve Rumeli Hisarı İstanbul’un kolaylıkla alınmasını sağlanmıştır. Bu yönüyle mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.

 

Kuzguncuk

Kuzguncuk

İstanbul’un en bakir ve en gizemli köşelerinden bir tanesi olan Kuzguncuk kendine has dokusuyla kendini koruyabilen ender lokasyonlardandır. Bu lokasyon İstanbul’un Asya kesimindeki ilk Musevi yerleşim bölgesidir. 17. yüzyılda buranın bir Musevi köyü olduğu bilinmektedir. Günümüzde burada ezan sesi, çan sesi ve hazan buluşmaktadır. İstanbul’a gelenlerin mutlaka görmesi gereken bu yer güzelliğiyle dizi- film platosunu andırmaktadır.

 

Beyoğlu

Beyoğlu

İstanbul’un Avrupa Yakası’nda bulunan ilçelerinden bir tanesi olan Beyoğlu sahip olduğu kültürel birikimi ile mutlaka görülmesi gereken yerlerden bir tanesidir. Burası eski İstanbul’u, İstanbul’un değerini, İstanbul zarifliğini anlamak için oldukça önemlidir. Buraya gelindiği zaman İstanbul’un oldukça önemli tarihi ve kültürel birikimlerini görmek mümkündür.

 

Pera Palace Hotel

İstanbul’u İstanbul yapan ilçeler bulunmaktadır. Bu ilçelerden birisi barındırdıklarıyla şüphesiz Beyoğlu’dur. Beyoğlu İstanbul eski zarafetinin ve güzelliğinin hatırlanması için muhteşem bir fırsattır. Bu güzel yerde İstanbul kültürünü tanımak için gezilebilecek muhteşem yerler bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi ise yaklaşık 120 yıldır İstanbul’un en güzel köşesinde yer alan ve adeta tarihe meydan okuyan Pera Palace Hotel’dir. Pera Palace Hotel; 1888 yılından itibaren Orient Express yolcularının uğrak noktalarından olmuştur. Türkiye’nin Avrupa standartlarındaki ilk oteli olan bu yerde Mustafa Kemal Atatürk defalarca konaklamıştır.  Atatürk’ün konakladığı 101 numaralı oda müze oda konumundadır. Pera Palace Hotel ilk resim sergisi, ilk yılbaşı balosu, Osmanlı’da köri baharatının kullanıldığı ve kaplumbağa çorbası pişirilen ilk mutfak gibi ilklere sahiptir. Aynı zamanda İran Şahı Mehmet Ali Kaçar ve Rıza Pehlevi, İngiliz Kralı VIII. Edward, Sırp Kralı Pierre, Alman Büyükelçisi Von Papen, Amerikalı First Lady Jacquelin Kennedy gibi oldukça önemli isimler burada konaklamıştır. Dünyaca ünlü yazarların birçok eseri de yine burada geçmektedir. Pera Palace Hotel, İstanbul Arkeoloji Müzeleri de dahil olmak üzere, İstanbul’a pek çok güzellik kazandırmış Mimar Alexandre Vallaury tarafından yapılmıştır. Pera Palace Hotel, ünlü konuklarına ait anılarla dolu odaları sebebiyle bir müze-otel statüsündedir. Bu yüzden sahip olduğu atmosfer ile mutlaka konaklanması ve ziyaret edilmesi gereken bir oteldir.

İlgili Yazılar

Yorum Yap