Yedi tepeli şehir İstanbul’un seveni çok.  Geçmişten günümüze çok fazla öyküye ev sahipliği yapan İstanbul’da insanlar zamanla bazı yerlere ve mekanlara daha fazla ilgi gösterdiler. Öyle ki bu noktalar arkadaşların, sevgililerin bir araya gelme adresleri oldu. Uzun uzun ve keyifli vakit geçirmek için ya da buluştuktan sonra asıl rotaya dönmek için o kadar güzel ve özel alternatifler var ki hepsini tek tek ziyaret etmek isteyebilirsiniz. Gelin, İstanbul’un eski zamanlarına tanıklık etmiş tarihi buluşma noktalarına birlikte bakalım. Kim bilir belki de bu hafta sonu için içlerinden birini seçip orada bir plan bile yaparsınız!

 

Beyoğlu Atlas Pasajı

atlas-pasaji

İstiklal Caddesi’nin en eski eğlence merkezlerinden biri olarak tanımlayabiliriz Atlas Pasajı’nı. Adını pasajın kendisinden alan Atlas Sineması, Muhsin Ertuğrul’dan yadigar Küçük Sahne ve irili ufaklı 44 dükkandan oluşan bu pasaj kültürel aktiviteleriniz için biçilmiş kaftan. Pasajdaki sinemanın restore edildiğini ve artık insanları yeni yüzüyle ağırladığını da aktarmadan geçmeyelim. Adım attığınız andan itibaren eski zamanların yaşanmışlıklarını hissettiren Atlas Pasajı’nı Beyoğlu’na yolu düşen herkes mutlaka ziyaret ediyor.

 

Kapalıçarşı

Yolunuz Beyazıt taraflarına düştüyse asla gözünüzden kaçmayacak, yaşayan bir tarih Kapalıçarşı. Beyazıt, Nuruosmaniye ve Mercan semtlerinin kesiştiği noktada bulunan çarşı, dünyanın en eski kapalı çarşılarından biri. “Üç semtte de ayağı olan bir çarşı mı olur?” demeyin. Kapalıçarşı’nın 9 ana kapısı, kendi sokakları, hanları ve yaklaşık 4000 dükkanı bulunduğunu söylersek tarihi yapının heybeti gözünüzde daha iyi canlanır. Yüzyıllardan beri buluşmalara ev sahipliği yapan bu tarihi yapıya yolunuz düşerse bol köpüklü bir Türk kahvesi de bizim yerimize için.

 

Taksim Meydanı

Taksim Meydanı

Taksim Meydanı’nı gerçek hayatta görmediyseniz bile mutlaka bir Türk filminde denk gelmişsinizdir. Beyoğlu ilçesinin kalbinde yer alan meydan, eskiden beri İstanbul’un en meşhur buluşma noktalarından biri. Yerli ve yabancı turistlerin görmeden asla dönmediği İstiklal Caddesi’ne olan bağlantısı, çevresinde bulunan tarihi otel, restoran, mağaza ve eğlence mekanlarıyla bu ününü fazlasıyla hak ettiğini söyleyebiliriz.

 

Galata Kulesi

galata-kulesi

“Sana bir de yukarıdan bakmak isterim ey İstanbul” diyenlerin ilk duraklarından biri olan Galata Kulesi, Beyoğlu ve Karaköy’ün ortasındaki konumuyla şahane bir buluşma noktası. Adını Galata semtinden alan ve geçmişte gözlem kulesi olarak inşa edilen bu tarihi yapı, günümüzde müze ve sergi alanı olarak hizmet veriyor. Panoramik İstanbul manzarasının keyfini çıkarmak isteyenler kulenin seyir terasını da değerlendirebilir.

 

Baylan Pastanesi

baylan-pastanesi

İstanbul’un köklü pastanelerinden olan Baylan Pastanesi’nin tarihi, Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar uzanıyor. Karaköy, Bebek, Gayrettepe ve Kadıköy’de şubeleri bulunan tarihi pastane, şubelerine yakın olanlar için eşi bulunmaz bir buluşma noktası. Asırlık tecrübesi ve kendi üretimi eşsiz lezzetleriyle misafirlerine doyurucu bir deneyim sunan Baylan Pastanesi’nde buluştuysanız bir kup griye yemeden asla kalkmayın.

 

Kadıköy Boğa Heykeli

boga-heykeli

Kadıköy’e bir kez bile yolu düşmüş olanların ünlü Boğa Heykeli’ni görmemiş olmaları çok da mümkün değil. Altıyol’da bulunan heykelin minik meydanı, yolların kesiştiği tam orta noktada ziyaretçilerini karşılayarak nice buluşma ve kavuşmalara sahne olmuştur. 1864 yılında Isidore Jules Bonheur tarafından yapılan heykel, uzunca bir süre yer değiştirdikten sonra 1987 yılında şu anki yerine yerleşti ve o tarihten beri Kadıköy’ün simgelerinden bir haline geldi.

 

Patisserie De Pera

Patisserie De Pera

Beyoğlu taraflarında eş, dost ya da sevgiliyle buluşulacaksa seçilecek çok mekan var elbette. “Peki nasıl karar vereceğiz?” derseniz öncelikle buluşma amacınız ve isteklerinize göz atmak gerek. “Ortamı bizi büyülesin, lezzetleri de şahane olsun.” diyenlerin tercih ettiği adreslerin başında Patisserie De Pera geliyor. Bu şık pastane, dünyaca ünlü Orient Express’in yolcularına yüksek standartta hizmet sunmak amacıyla açılan Pera Palas Hotel’in içinde bulunuyor. Bir kez gittikten sonra Patisserie De Pera’nın büyüleyici ortamını ve kendi üretimleri olan enfes lezzetlerini aklınızdan çıkaramayacak ve tekrar ziyaret etmek isteyeceksiniz.

İlgili Yazılar

Yorum Yap