UNESCO Dünya Mirası Listesi; karma, kültürel ve doğal oluşumları listelemektedir. Bu listeleme bu güzelliklerin korunmasını ve gelecek nesillere ulaştırılmasını hedefler. Konu doğal, kültürel ve karma güzellik olunca da tabii ki Türkiye’nin bu listede yer alması kaçınılmazdır! İlk olarak 1972’de genel konferansı ve sözleşmesi yapılan UNESCO’ya, Türkiye 1982 yılında dahil olmuştur. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde 39’u karma, 213’ü doğal ve 869’u kültürel olmak üzere 1211 miras yer alır. Bu listede Türkiye’den 16 adet kültürel, 2 adet de karma miras bulunmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde 87 adet mirası yer alır. İşte Türkiye’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş 10 kültürel miras!

 

Nemrut Dağı // Adıyaman

Adıyaman’ın Kahta ilçesinde yer alan Nemrut Dağı’nın yüksekliği 2.206 metredir. Nemrut Dağı eski kaynaklarda “Zeus’un göklerdeki tahtına en yakın yer” olarak geçmektedir. Dağın üzerinde bulunan dev tanrı heykelleri ve kabartmaları Nemrut’un UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmesini sağlamıştır. 1987 yılında listeye giren Nemrut Dağı’nın zirvesinde İÖ. 69- 36 yılları arasında hüküm süren Kommagene Kralı I. Antiokhos’a ait olduğu bilinen tümülüs ve tanrı heykelleri yer alır. Kommagene Krallığı Pers ve Roma arasında tampon bölge olarak bilinmektedir.

 

Selimiye Camii Ve Külliyesi // Edirne

Edirne’nin en önemli tarihi eserlerinden bir tanesi olan Selimiye Camii ve Külliyesi, 16. yüzyılda inşa edilmiştir. Sultan II. Selim tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan bu eser muhteşem teknik özelliklere sahiptir. Mimar Sinan’ın ustalık dönemi eseri olarak bilinen bu yapı görkemli kubbesiyle, zarif iç tasarımıyla, çini, sedef, ahşap ve mermer motifleriyle mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunmaktadır.

 

Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğuşu // Bursa

2014’ten beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğuşu” Cumalıkızık Köyü, Muradiye Külliyesi, Yeşil Külliye, Yıldırım Külliyesi, Hüdavendigar Külliyesi ve Hanlar Bölgesi’nden oluşmaktadır. Burada gerçekleşen kentleşme modeli Osmanlı’nın daha sonra kurulan yerleşimleri için örnek niteliği taşımıştır.

 

Efes // İzmir

2015 yılında listeye giren Efes Antik Kenti’nde; Meryem Ana Evi, Ayasuluk Tepesi ve Çukuriçi Höyük olmak üzere dört önemli alan bulunmaktadır. Tabii ki Efes Antik Kenti’nde bu dört yapıdan çok daha fazlası vardır. Fakat bu yapılar Efes’in UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmesini sağlamıştır. Antik dönemin en önemli merkezlerinden bir tanesi olan Efes, Küçük Menderes Nehri kenarında İzmir’de bulunmaktadır. Günümüzde kıyıdan birkaç kilometre içeride yer alır. Bunun sebebi nehrin taşıdığı alüvyonların bağlantıyı kesmesidir. Efes’e gelindiği zaman Hristiyanlar tarafından hac yeri olarak kabul edilen ve Meryem Ana’nın bir süre burada yaşadığına inanılan Meryem Ana Evi ve İsa Bey Camii mutlaka görülmesi gerekenler arasındadır.

 

Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası // Sivas

Mengücek hükümdarı Ahmet Şah ve eşi Turan Melek tarafından yaptırılan ‘’Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’’ Divriği Kalesi’nin güneyindeki tepede yer almaktadır. 1228/29’da tamamlanan yapı mimarlık tarihinin başyapıtlarından bir tanesidir. Yapı Anadolu geleneksel taş işçiliğinin seçkin bir örneklerindendir. Yapı 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir.

 

Diyarbakır Kalesi ve Surları // Diyarbakır

2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan ”Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı”, bölgede hüküm süren medeniyetlerin ve kültürlerin izlerini taşımaktadır. Tüm bu oluşum binlerce yıllık tarihi ve özgünlüğü ile dikkat çekmektedir. Hevsel Bahçeleri bahçe kültürü ve halkın kullanımına açık sivil alan çerçevesinde önemli bir değeri ortaya koymaktadır. Dicle Nehri bölgeye hayat vermektedir. Bu yüzden tarımsal üretim hala devam etmektedir. Dicle Nehri’nden 100 metre kadar yükseklikte bulunan Diyarbakır Surları ise şehrin tarihi güzelliğini tam anlamıyla çerçevelemektedir.

 

Troya Antik Kenti // Çanakkale

Tüm dünyanın tanıdığı ve ilgi duyduğu Troya Antik Kenti 1998 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır. Teyfikiye Köyü’nde, il merkezine 30 kilometrede uzaklıkta bulunan Troya Antik Kenti birçok yıkım ve savaşa tanıklık etmiştir. Bunun en büyük nedeni Ege ve Akdeniz ile Asya ve Avrupa kıtaları arasındaki stratejik konumudur. Bu yüzden kent tam olarak dokuz kez yıkılmış ve kurulmuştur.

 

Aphrodisias // Aydın

Aydın’ın Karacasu sınırlarında yer alan ve bir ören yeri olan Aphrodisias 2017 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır. Efes Antik Kenti kadar bilinmese de Anadolu’nun oldukça önemli ören yerlerinden bir tanesidir. Aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’in ismini alan şehir Roma’nın izlerini tüm güzelliğiyle taşır.

 

Göbeklitepe // Şanlıurfa

Şanlıurfa’da yer alan ve keşfedildiği ilk günden itibaren dünya tarihini değiştirmeye yetecek bilgilerin çıkmasına neden olan Göbeklitepe UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 2018 yılında alınmıştır. Göbeklitepe Mısır Piramitleri’nden 7.500, Stonehenge’den 7.000 yıl daha eskidir. Buranın buğdayın ilk işlendiği yer olduğu bilinmektedir. Ayrıca Göbeklitepe, tarih derslerinde öğretilen “göçebe toplulukların tarımı öğrenerek yerleşik hayata geçtiği” tezinin çürümesine neden olmuştur. Burada tarımla değil inanç nedeniyle yerleşik hayat başlamıştır.

 

Ani Arkeolojik Alanı // Kars

Kars’ta yer alan Ani Harabeleri Türkiye – Ermenistan sınırında konumlanmıştır. Harabeler UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 2016 yılında alınmıştır. ”1001 Kilise Şehri” olarak bilinen bu yer Arpaçay kıyısında kurulmuştur. Burası Selçuklu, Gürcü, Ermeni ve daha birçok milletin izlerini taşımaktadır. Ani Harabeleri yaz kış demeden her mevsimde turistler ve tarihseverler tarafından ziyaret edilmektedir.

İlgili Yazılar

Yorum Yap