Yaklaşık 120 yıldır İstanbul’un en güzel köşesinde yer alan ve adeta tarihe meydan okuyan Pera Palace Hotel ile ilgili bilmeniz gereken öyle ilginç bilgiler var ki! İşte, bir asırdır olduğu yerde sayısız manzaraya tanıklık eden bu önemli mekân hakkında, duyunca çok şaşıracağınız bazı bilgiler…

 

Pera Palace Hotel’in hikâyesi, aslında bir trenin hikâyesiyle başlamıştır.

orient express

1888 yılında Paris’ten yola çıkan ve 80 saatlik yolculuğun ardından İstanbul’a varan çok lüks bir tren olan Orient Express (Şark Ekspresi)’nin yolcuları genelde yüksek tabakadan bürokratlar, yazarlar ve zenginlerdi. İşte Pera Palace Hotel’in yapımına, aslında bu insanların konaklama ihtiyacı nedeniyle karar verildi.

 

Pera Palace Hotel, Türkiye’nin Avrupa standartlarındaki ilk otelidir.

1895 yılında özel bir balo ile hizmete açılan otel, İstanbul’un en ihtişamlı yapılarından biriydi. İstanbul’da Osmanlı sarayları dışında elektrik verilen; ilk elektrikli asansöre ve sıcak suya ilk sahip olan bina, Pera Palace Hotel’di.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ü defalarca ağırlamıştır.

ataturk

Mustafa Kemal Atatürk, 1917 yılından itibaren Pera Palace Hotel’de birçok kez konaklamış ve üst düzey misafirlerini ağırlamıştı.

 

Atatürk’ün konakladığı 101 numaralı oda, bugün bir müze oda durumundadır.

Atatürk’ün cephe dönüşlerinde ülke için önemli kararlar aldığı ve misafirlerini ağırladığı 101 numaralı oda, doğumunun 100. yılında bir müze oda haline getirildi.

 

101 numaralı oda; Atatürk’ün en sevdiği renkler olan gün doğumu rengi ve şafak pembesiyle yenilenmiş ve ona ait özel eşyalarla zenginleştirilmiştir.

1981 yılında 101 numaralı oda, tıpkı Atatürk adına açılmış diğer müze evlerde olduğu gibi onun en sevdiği renkle yenilendi. Yıllar içinde çeşitli müzayedelerden temin edilen Atatürk kitapları, dergileri, imzalı fotoğraflar ve madalyalar gibi Atatürk’e ait kişisel eşyalarla zenginleştirildi.

 

İlk resim sergisi, ilk yılbaşı balosu… Pera Palace Hotel, tarihi boyunca İstanbul’daki pek çok ilke ev sahipliği yapmıştır.

kubbeli salon

Otelin kuruluşu ile birlikte Şeker Ahmet Paşa’nın eserlerinden oluşan; İstanbul’da bir otelde gerçekleştirilen ilk resim sergisi Pera Palace Hotel’de yapıldı. 1925 yılının yılbaşı gecesinde, İstanbul’daki ilk yılbaşı balosu yine Pera Palace Hotel’deydi. Bu balo, Türkiye’de Miladi Takvime göre gerçekleştirilen ilk etkinlik olarak da tarihe geçmiştir.

 

Otelin mutfağı da benzer şekilde birçok ilki müşterilerine sunmuştur.

Pera Palace Hotel’in mutfağı, Osmanlı’da köri baharatının kullanıldığı ilk mutfaktı. İlk kaplumbağa çorbası da bu mutfakta pişirildi.

 

Ünlü polisiye yazarı Agatha Christie, Pera Palace Hotel ile özdeşleşmiş isimlerden biridir.

Ünlü yazar 1926-1932 yılları arasındaki İstanbul seyahatlerinde, pek çok kez burada konakladı. Onun sürekli tercih ettiği 411 numaralı oda, bir süre sonra müze haline getirildi ve halen meraklıları tarafından ziyaret edilmekte…

 

Agatha Christie ile Pera Palace Hotel’i birleştiren oldukça ünlü bir anahtar hikâyesi vardır.

agatha christie odası

Ünlü yazar, 1926’da 11 gün boyunca ortadan kaybolmuştu. İddialara göre bu süre zarfında otelin o zamanki sahibinin Yeniköy’deki villasında kalıyordu. Yazarın ölümünden sonra ünlü bir medyum olan Tamara Rand, yazarın kaybolduğu o döneme ait detayların Pera Palace Hotel’deki odasında gizli olduğunu öne sürdü. Bunun üzerine yazarın odasında, medyumun tarif ettiği yerde 11 kayıp günün sırrını çözecek bir anahtar bulundu. Ancak otel yönetimi ile sırrı hikâyeleştirmek isteyen Warner Bros arasındaki gelgitler nedeniyle sır çözülemeden anahtar rafa kaldırıldı.

 

Pera Palace Hotel, tarihi boyunca İstanbul’u ziyaret eden yabancı devlet görevlileri ve siyasetçiler gibi birçok önemli ismin tercihi olmuştur.

Pera Palace Hotel’de konaklayan önemli isimler arasında; İran Şahı Mehmet Ali Kaçar ve Rıza Pehlevi, İngiliz Kralı VIII. Edward, Sırp Kralı Pierre, Alman Büyükelçisi Von Papen, Amerikalı First Lady Jacquelin Kennedy gibi birçok önemli isim vardı.

 

Bugün dünyaca bilinen bazı edebi eserler, burada geçmektedir.

Pera Palace Hotel’in mekân olarak geçtiği edebi eserler şu şekildedir: Ernest Hemingway’in The Snows of Kilimanjaro (Kilimanjero’nun Karları) isimli eseri, Graham Greene’in Travels With My Aunt (Teyzemle Geziler) isimli eseri, Agatha Christie’nin Doğu Ekspresi’nde Cinayet isimli eseri…

 

Pera Palace Hotel, ünlü konuklarına ait anılarla dolu odaları sebebiyle bir müze-otel statüsündedir.

Pera Palace Hotel’de Atatürk ve Agatha Christie’nin müzeleştirilmiş odaları dışında; gül kokusu ve ipeklerle dekore edilmiş Greta Garbo suiti, Hemingway kitaplarıyla donatılmış Ernest Hemingway suiti, Haliç ve Pierre Loti manzaralı Pierre Loti suiti bulunmakta ve ziyaretçilerine tarihin sayfaları arasında dolaşma fırsatı tanımaktadır.

 

İstanbul’un işgal günlerinde Atatürk, şu unutulmaz cümleleri Pera Palace Hotel’de dile getirmiştir: “Her ne kadar şu anda İstanbul’un sahibi onlar gibi görünse de yakında gidecekler…”

İstanbul’un işgal günlerinde, Atatürk’ün Pera Palace Hotel’e yaptığı bir ziyaret sırasında işgal komutanlarından bazıları da orada bulunmaktaydı. Salondan içeri giren Atatürk’ü fark eden komutanlar, onu masalarına davet etmek istediler. Mustafa Kemal Atatürk ise bu istek üzerine şu unutulmaz cümleleri kurdu: “Her ne kadar şu anda İstanbul’un sahibi onlar gibi görünse de yakında gidecekler. Bu nedenle kendileri burada misafirdir. Bizde de misafirler ağırlanır. O yüzden arzu ederlerse onlar benim masama buyurabilirler!”

 

Pera Palace Hotel’in tasarımı; İstanbul Arkeoloji Müzeleri de dahil olmak üzere, İstanbul’a pek çok güzellik kazandırmış mimar Alexandre Vallaury tarafından yapılmıştır.

Otelin dış cephesinde klasik, balo salonunda oryantalist, diğer ikincil mekânlarda ise art nouveau çizgiler bulunmaktadır. Avrupalı asillerin konforlu bir şekilde konaklamaları için tasarlanmış otel, en lüks malzemelerle inşa edilmiştir. Öyle ki bugün bile otelde, o dönemde yapılmış sıhhi tesisat ve donanımlar kullanılmaktadır.

İlgili Yazılar

Yorum Yap