Alexandre Vallaury’nin Türkiye mimarisine bıraktığı büyük bir miras olan Pera Palace Hotel 19. yüzyılda İstanbul’a gelen Avrupalı turistlerin lüks standartlarına yanıt verirken Osmanlı’nın entelektüel dünyasını da temsil ediyordu. Mimarlar, ressamlar, şairler, devlet insanları, oyuncular, yazarlar için Pera Palace Hotel vazgeçilmez bir yerdi. Ve elbette; dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan İstanbul’un eşsiz ruhunu koklamak için de. Dünyanın en önemli insanlarının İstanbul’daki ev sahibi olan otel, sayısız sanatçıyı o güzel odalarında ağırladı.

Bu yazımızda Pera Palace Hotel’i tercih eden ünlü sanatçıları yazdık.

Agatha Christie

İstanbul’un ilk modern oteli olan Pera Palace, uzun yıllardır Avrupa ve Amerikalı turistlerin İstanbul ziyaretlerinde konaklamayı tercih ettiği ilk adres olmuştur. Agatha Christie’de Pera Palace’ı ilk tercih eden sanatçılardan biridir. Hatta Pera Palace onun yegane tercihidir. Dünyada en çok okunan kitapların yazarı olan Agatha Christie İstanbul’a defalarca gelir ve her seferinde Pera Palace’ın 411 numaralı odasında konaklar. Hatta bu odada en meşhur kitabını kaleme alır. Polisi yazarı olan Agatha Christie’nin Doğu Ekspresinde Cinayet adlı romanı Pera Palace’ta yazılmıştır.

Yazarın otelle ilgili macerası da, kendine yakışır nitelikte bir gizem içermektedir.

Agatha Christie ömrünü her zaman gizemli bir kadın olarak geçirmiştir. Bu özelliği kimi zaman onun öldüğünü bile düşündürmüştür. 1926 yılında 11 gün boyunca kayıplara karışan ve kimsenin ondan haber alamadığı Agatha Christie’nin otomobili bir göl kenarında bulunur ve yazarın tüm aramalara rağmen çevrede bulunamaması onun göle düştüğünü düşündürür. Aniden ortaya çıkan Agatha Christie’nin bu kayıp 11 günü yıllar boyunca bir gizem olarak kalmıştır. Daha sonra ise 11 kayıp günü film konusu yapmak isteyen bir film şirketinin araştırmaları, 11 kayıp gün sırrının Agatha Christie’nin Pera Palace’ta sakladığı anahtarla çözülebileceğini ortaya çıkarır. Rivayete göre: Bu anahtar 11 kayıp günün gizemli hikayesinin bulunduğu bir başka kapıyı açmaktadır.

Pera Palace Hotel’in 411 numaralı odası Agatha Christie’ye adanmış olup misafirlerini bu konseptte ağırlamaya devam etmektedir.

Ernest Hemingway

Pera Palace Otel’in bir başka odası da Ernest Hemingway’e adanmıştır. 1924-25 yıllarında otelde uzun bir süre konaklayan Ernest Hemingway’in denk geldiği yılların Milli Mücadele yılları olması ise bir tesadüf değildir.

Dünyaca ünlü öykü üstadı aynı zamanda başarılı bir savaş muhabiridir. Bu görevi, onun savaş yıllarında İstanbul’da bulunmasına sebep olacaktır. İstanbul ve Osmanlı’nın son durumunu, İstanbul’daki işgal atmosferini gözlemlemesi için gönderilen Hemingway bu görevini Pera Palace’ta konaklayarak gerçekleştirir. Onun gözünden Milli Mücadele atmosferini ve Pera’yı anlatan satırlar ise şöyledir:

“Türk şoför ‘soldakiler’ diye devam etti. ‘Soldaki vapurlar Boğaziçi’ne, sağdakiler ise Adalar’a gider.’ Yokuş benzeri bir caddenin üst bölümüne doğru, mağazaları, bankaları ve lokantaları geçerek ilerliyorduk. Dört yabancı dilde yazılı bar ve gazino tabelalarına adeta dokunur gibi yol alan tramvaylar vardı önümüzde. Askeri otoları dolduran İngiliz ve Fransız askerlerinin durmadan klakson çaldığı caddede, iş adamı giysili ve fesli adamlar görünüyordu. Bir kitaplığı andıran Amerikan Büyükelçiliği binasını geride bırakarak, işgal güçlerinin merkezi olan bir yapıya ulaştık. Sarı renkli İngiliz Büyükelçiliği’nin de yer aldığı bu bölüm, Pera ya da Beyoğlu denilen bir bölümüydü İstanbul’un. Kaldırım taşlarıyla kaplı Pera, İstanbul’un Avrupa kesimiydi.”

Greta Garbo

1924 yılında bir film çekimi için İstanbul’da 50 gün konaklayan ünlü aktris Greta Garbo’nun da tercihi Pera Palace olmuştur.

Rus bir mülteci tarafından yazılan aşk hikayesinin film çekimlerinde başrol olan Greta Garbo, tam da bu filmin çekimleri için İstanbul’a gelmiştir. Aşk hikayesi Pera Palace’ın da varlığına vesile olan Orient Ekspres treninde geçmektedir. İstanbul seyahati haberini alır almaz heyecanlanan ve İstanbul araştırmalarına konulan Garbo’nun konaklama tercihi de Pera Palace olmuştur. Şehrin tüm önemli yerlerini gezen, eşsiz silüetinde film sahneleri çeken Garbo hem şehir hem de otel tarafından büyülenmiştir. 103 numaralı lüks odada kraliçelere yakışır biçimde ağırlanmış, İsveçliler ve Türkler tarafından el üstünde tutulmuştur.

Fakat filmin İstanbul’da geçen sahnelerinin çıkarılması üzerine bu mükemmel 50 gün hem Pera Palace’ın hem de Greta Garbo’nun yaşamında bir anı olarak kalmıştır.

Josephine Baker

Güçlüklerle dolu bir yaşama karşı dans eden adımlar…

Josephine Baker 20. Yüzyıla damgasını vuran dansçılardan ve aktivistlerden biriydi. Irkçılığın yaygın olduğu ve insan haklarının daha yeni yeni vücut bulduğu bir dönemde 1906 yılında Josephine Baker fakir, siyah bir kız çocuğu olarak dünyaya gelir. Kendisinin de çocuk olduğu bir yaşta çocuk bakıcılığı yapar, çevresinde siyahların öldüğü isyanlar görür.

Sokaklarda dans ederek hayatını kazanan Josephine Baker, yıllar içerisinde kendisini ne yapar eder ve bir koroya kabul ettirir. Böylelikle dünyayı dolaşmaya başlar. Bu iş seyahatlerinin sonunda Amerika’dan Fransa’ya göç eder ve orada aktivist bir dansçı olarak hayatına devam eder.

Fransa’nın özgürlükçü ortamında kendini tanıtmayı başaran Josephine Baker, 17 Ocak 1934 tarihinde İstanbul’da sahne alır. Bu seyahatinde Pera Palace Hotel’de konaklar.
2. Dünya savaşında faşizme karşı dimdik bir duruş sergiler. 1950 yılında ise Amerika’ya dönerek ırkçılık karşıtı politikaların bir parçası olarak aktivist yaşamını sürdürür.
Onun mücadelelerle geçen gurur dolu öyküsünün birkaç gününe Pera Palace da eşlik eder.

Diğer Ünlü Konuklar

Pera Palace Hotel, tarihi boyunca İstanbul’u ziyaret eden yabancı devlet yetkilileri ve politikacılar gibi birçok önemli ismin de tercihi olmaktadır. Pera Palace Hotel’de konaklayan önemli isimler arasında; İran Şahı Mehmet Ali Kaçar ve Reza Pehlevi, İngiliz Kralı VIII. Edward, Sırbistan Kralı Pierre, Almanya Büyükelçisi Von Papen, Amerikan First Lady Jacqueline Kennedy gibi pek çok önemli isim vardı. Pera Palace Hotel, ünlü misafirlerinin anılarıyla dolu odaları nedeniyle müze-otel statüsüne sahiptir.

Pera Palace Hotel’de en önemli isim Atatürk’ün müze odası dışında; Gül kokusu ve ipek kumaşlarla dekore edilmiş Greta Garbo süiti, Hemingway kitaplarıyla donatılmış Ernest Hemingway süiti, Haliç ve Pierre Loti manzaralı Pierre Loti süiti, ve Agatha Christie’nin gizemli suiti ziyaretçilere tarihin sayfaları arasında gezinme fırsatı sunuyor.

İlgili Yazılar

Yorum Yap