Geçmişte tarihin en önemli isimlerine ev sahipliği yapan Pera Palace Hotel’in bu özel misafirlerinden biri de Avusturya- Macaristan İmparatoru Franz Joseph’ti. Dünya tarihine yön veren isimlerden biri olan Franz Joseph, tıpkı Kral VIII. Edward gibi İstanbul ziyaretinde Pera Palace Hotel’de konaklamıştı.

Franz Joseph, imparatorluğun başına geçtiğinde ortamda çeşitli karışıklar hakimdi. Çekler, İtalya devletleri ve Macarlar isyan ve ayaklanma içerisindeydi. Öyle ki Macarlar bir cumhuriyet kurmuşlardı; Sardinya Kralı Şarl Albert Lombardiya ve Venedik’i işgal etmişti. İşte Franz Joseph henüz yeni bir lider olmasına karşın kısa sürede bu ayaklanmaları bastırmayı başarmıştı…

Tüm bunların yanı sıra Franz Joseph, İmparatorluk içerisindeki milletlere karşı benimsediği temiz siyaset anlayışı ve cömertliği sebebiyle kısa zamanda kendisini sevdirmişti. Bugün de efsanevi bir imparator olarak anılan İmparator Joseph’in şatafattan uzak, sade, sıradan ve mütevazı bir yaşamı vardı. Çalışmayı çok seven ve buna çok önem veren, ihtişamı sevmeyen bu önemli lider, bu yüzden tarih sayfalarında daima örnek bir kral olarak adından söz ettirdi.

Franz Joseph’in mütevazı tarzı, bugün bile Habsburg Sarayı’ndaki odasından anlaşılabilir… Öyle ki çalışma odasının duvarında, onun tarzını ve prensiplerini yansıtan ve ona ait olan şu cümle yazmaktadır:

“Bir kral ülkesine hizmet eden birinci işçidir.”

İmparator Joseph’in çalışmayı çok seven bir lider olduğunu söyledik. Yine tarihi kaynaklar, kendisinin her sabah saat 4’te uyanarak çalışmaya başladığını, kahvaltı ve öğle yemeğini çalışma odasına kabul ettiğini söylemekte. Bu büyük imparatorun sarayındaki odası, tek kişilik bir yatak ve gösterişsiz mobilyalardan oluşuyordu. “Bir insan yorgun düşene kadar çalışmalıdır” diyerek liderliğe olan bakış açısını basit bir cümleyle oldukça detaylı bir şekilde açıklıyordu…

Bir de büyük aşkı vardı: Sisi! Asiliği ve güzelliği ile Orta Avrupa’ya nam salmış bir kraliçe idi Sisi. Franz Josep Sisi’nin ablası ile evlenecekken onu gördü, aşık oldu ve evlenmekten vazgeçti. Daha sonra Sisi ile evlenen İmparator’un karısına delicesine olduğu ve onu mutlu etmek için her türlü çabayı sarf ettiği bilinmektedir.

İmparator Joseph’in büyük aşkı Sisi, sönemin en güzel kadınlarından biriydi. Saray hayatını hiçbir zaman sevmediği bilinen kraliçenin güzelliğine çok düşkün olduğu, bunun için saatlerini ayırdığı, zayıf kalmak için beslenmesine çok dikkat ettiği ve spor yaptığı bilinir.

Kraliçe Sisi saray yaşamından ve kurallarından nefret ettiği için sarayda vakit geçirmeyi sevmez, sık sık seyahat ederdi. Bir suikaste kurban gidişi de Viyana dışında bir seyahatteyken gerçekleşti… Karısına delicesine aşık olan Franz Joseph bir keresinde derin acı içindeyken muhafızlarına “Bu kadını ne kadar çok sevdim bilemezsiniz…” diyerek aşkını açık bir şekilde getirmişti.

İşte Avusturya tarihinin en güçlü kimliklerinden biri olan Franz Joseph’in böyle bir yaşamı vardı. Sisi, onunla yeterince mutlu olamadı, büyük oğlu intihar etti ve sonunda deliler gibi sevdiği o büyük aşkı suikaste kurban gitti. Kendisi de bu acılara şahit olduktan sonra 1916 yılında o tek kişilik, mütevazı yatağında hayata gözlerini yumdu…

İlgili Yazılar

Yorum Yap